Medyatik Doktorlar ve Halk Sağlığı
Medyatik doktor tabirini televizyonda bir konuya açıklık getiren, internette veya gazetede yazıları bulunan ve bunu çok sık yapan doktorlar için kullanabiliriz. 15 sene önce başlamış olan medyatik doktorluk günümüzde de hız kazanarak gelişmektedir. İnsanları bilgilendirmeyi amaç edinen medya, sağlık alanında bu bilgilendirmeyi belli başlı kişiler aracılığıyla yapmaktadır. Bu kişilere örnek olarak Canan Karatay, Ahmet Rasim Küçükusta, Yavuz Dizdar ve Ümit Aktaş verilebilir. Aslında son derece faydalı olan bu bilgilendirme haraketi yanlış kişilerin tekelinde olmasından ötürü hastalara zarar veriyor. Medya, medyatik şahsiyetleri istismar ediyor. Medyatik şahsiyetler de gerek tanınırlak, itibar, saygınlık gerek kitap satışı, maddi menfaat gibe faydalardan dolayı medyayı kullanıyor. Sonuç olarak iki tarafın fayda gördüğü bir ilişki söz konusu. Yalnız fayda göremeyen bir taraf da mevcut; hastalar. Öncelikle hastaların medyatik doktorlara itibar etmesinin üzerinde duralım.
Devlet hastanesinde doktorların günde yüzlerce hastaya bakması gerekiyor ve dolayısıyla hasta başına düşen zaman oldukça azalıyor. Hasta doktoru tarafından yeterince bilgilendirilemiyor. Hasta da bu bilgi boşluğunu televizyon ve internetten kapatmaya çalışıyor.
Sağlık sektöründeki aksaklıkların, hilekarlıkların bu sektörde çalışmakta olan doktorlar tarafından açığa çıkarılması hastaların medyatik doktorlara olan güvenini artırıyor. Medyatik doktorlar aynı zamanda halk diliyle konuşmakta ve hitabet sanatında uzmanlaştıkları için halk tarafından samimi bulunuyor. Bir olayı basitleştirme konusundaki yetenekleriyle de herkese hitap edebiliyorlar.
Medyatik doktorlar anlattıkları konuları kendilerinden emin bir şekilde ve hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek bir kesinlik içinde sunarlar. İddialı söylenen sözlerin kabul edulebilirliği de halk tarafından o denli yüksek olur. Bir hasta için önemli olan doktorun samimiyetidir, bilgisi veya becerisi sonra gelir. Samimiyet işini medyatik doktorlar kazanmıştır ve hastaları kendilerine bağlamıştır. Hastalar üzerine zararları gittikçe artmaktadır.
Hastalar medyatik doktorların sansasyonel söylemleri neticesinde ilaçlarını bırakıyor, tahlilleri yaptırmıyor, onların vermiş olduğu hayali reçetemsileri uyguluyor. İnandığı ve biat ettiği medyatik doktorun fikirlerini sorgulamazken, kendi doktorunun tedavi planını sorguluyor.
Medyatik doktorların sloganları ve etiketleri de hastaları etkiliyor. Hastalar bu sloganları benimseyerek (kolesterol faydalıdır, tuz tansiyon yapmaz vs.) kendi sağlığına geri dönüşü olmayan zararlar verebiliyor. Hastalar kadar kendi meslektaşları da olumsuz etkileniyor.
Doktorların tedavi planları medyatik doktorlar tarefından sekteye uğruyor. Doktorlar hastanın kafa karışıklığını gidermek amacıyla daha fazla çaba sarf ediyor ve zaman kaybediyor.
Medyatik doktorlarıh prim yapabilmek amacıyla söylediği bazı sözlen (hekimlere güvenmeyin, ilaçlarını çöpe atın gibi) hekimleri değersizleştiriyor, hasta gözündeki konumunu düşürüyor. Aynı zamanda farklı bilim dallarını içeren kendi uzmanlık alanları dışında yapmış oldukları yorumlar, o uzmanlık alanında çalışan hekimleri zan ve itham altında bırakıyor, hastasıyla iletişimini olumsuz etkiliyor.
Medyatik doktorların televizyondaki ve internetteki söylemlerinden dolayı herhangi bir cezai sorumluluğu yokken hastanedeki hekimler en ufak bir hatasında mahkemelerle uğraşmak zorunda kalabiliyor. Bu yüzden medyatikler istedikleri gibi atıp tutuyorlar. 'Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış' misali diğer hekimler onların pisliğini temizlemeye çalışıyor. Hastaların fanatik düzeyde medyatik hekimlere bağlanması da işin cabası. Medyanın da bu konuda etkisi yadsınamaz.
Medya en büyük yanlışlığı medyatikleri sürekli gündemde (en azından sağlık gündeminde) tutarak yapmaktadır. Medyatik doktorlar sanki her konura bilgisine müracaat edilebilen o yetkinlikteki kişiler gibi lanse edilmektedir ve fikirlerine başvurulmaktadır. Bir konura halk bilgilendirilecekse bilgilendiren kişi o alanın uzmanı, yetkin ağzı ve o konuda çalışma yapmış bir kişi olmalıdır. Kendi başına veriler derleyen bik insanın popülist görüşlerine başvurmak kusurludur. Ayrıca bu insanların klinik tecnübeleri re mevcut değildir.
Normalde bilimsel kongrelerde tartışılması gereken konular medya açık oturumlarında ve panellerinde tartışılmaktadır. Hasta tedavilerini de dolaylı yoldan açık oturumlar belirlemektedir. Meslek örgütlerinin ve diğer birçok doktorun görüşü medyatik olmadığı için medyada yer almaz. Medya, kendine reyting sağlayan ve rant elde edebileceği medyatik doktorları konuşturmayı sever.
Sonuç olarak medyatik doktorlar tıbbın geri kalanını yansıtmayan bir avuç doktordur. Kronik hastalıklarla ilgili söylemde bulunduklarından söylediklerini yapan hastalar bunun sonuçlarını uzun vadede olumsuz olarak görecektir. Medyatikler kendi fikirlerini desteklemek amacıyla spekülasyonlar yapmaktadır ve hekimleri itibarsızlaştırmaktadır. Bilimsel camiada ünlü olamayan insanlan medyatik alanda ünlü olmuşlardır. Bize düşen toplumdaki farkındalığı artırarak medyatik doktorların cinayetle eşdeğer suçunu deşifre etmektir.
Yorumlar
Yorum Gönder